Nothing Found
Nothing Found
Yatırım dünyasına adım attığınız ilk gün, size muhtemelen şu eski atasözü fısıldanmıştır: "Bütün yumurtaları aynı sepete koyma." Bu, finansal okuryazarlığın en temel, en yaygın ve ne yazık ki kriz anlarında en yanıltıcı öğüdüdür. Modern Portföy Teorisi'ne (MPT) dayanan bu yaklaşım, farklı varlık sınıflarına (hisse, tahvil, emtia) yatırım yaparak riskin dağıtılacağını vaat eder. Teoride, hisseler düşerken [>> Devamını Oku]
Wall Street'in tozlu arşivlerinde, 1929 Büyük Buhranı'ndan 1987 Kara Pazartesi'ye kadar yatırımcıların en büyük kabusu hep aynı olmuştur: "Zamanlama Hatası". Milyarlarca doların buharlaştığı bu krizlerde, yatırımcıların çoğu trendin bittiğini çok geç fark etmiş veya yeni bir yükseliş dalgasının başladığına inanmak için hareketli ortalamaların hantal onayını beklerken fırsatı kaçırmıştır. Geleneksel finansal araçlar fiyata o kadar odaklanmıştı [>> Devamını Oku]
1987 Kara Pazartesi ve Fiyatın Doğuşu Wall Street tarihinin en karanlık günlerinden biri olan 19 Ekim 1987 Pazartesi sabahını hayal edin. Yatırımcılar hafta sonu boyunca haber kanallarından yayılan panik dalgasıyla uyanmışlardı. New York Borsası'nın (NYSE) işlem çanının çaldığı o ilk saniye, sadece bir piyasa açılışı değil, finansal bir kıyametin resmi ilanıydı. Cuma günü makul seviyelerden [>> Devamını Oku]
Borsa İstanbul'da veya küresel piyasalarda yatırım yaparken duyacağınız en tehlikeli, en sinsi yalan şudur: "Bu şirket çok kaliteli, asla batmaz, fiyatına bakmadan al ve unut." Bu cümle, kulağa o kadar güvenli ve konforlu gelir ki, sorgulamayı bırakırsınız. Sonuçta kimse kötü yönetilen, zarar eden, geleceği olmayan bir şirkete ortak olmak istemez. Hepimiz sektörünün lideri, kârlı ve [>> Devamını Oku]
Kan Gövdeyi Götürürken Piyasada Olmak 19 Ekim 1987 günü, finans tarihine "Kara Pazartesi" olarak geçtiğinde, Wall Street’teki işlem salonlarında yaşananlar teknik bir düzeltmeden çok, kolektif bir sinir krizini andırıyordu. Dow Jones endeksi tek bir günde %22 değer kaybetmişti. Ekranlardaki satış emirleri o kadar yoğundu ki, dönemin ilkel bilgisayar sistemleri kilitlenmiş, fiyatlar saatlerce güncellenememiş ve yatırımcılar [>> Devamını Oku]
Giriş: Makro Strateji ve Canlı Piyasa Nabzı Türkiye'nin içinde bulunduğu yüksek enflasyon ve sıkı para politikası döngüsü, nakit akışı zayıf ve borç yükü yüksek şirketler için bir "dayanıklılık testi" niteliğindedir. Faizlerin %50 bandında seyrettiği, krediye erişimin zorlaştığı ve maliyetlerin döviz bazında katlandığı bu konjonktürde, Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BJKAS) bilançosu, bir yatırım [>> Devamını Oku]
Yatırım dünyasına adım attığınız ilk gün, size muhtemelen şu eski atasözü fısıldanmıştır: "Bütün yumurtaları aynı sepete koyma." Bu, finansal okuryazarlığın en temel, en yaygın ve ne yazık ki kriz anlarında en yanıltıcı öğüdüdür. Modern Portföy Teorisi'ne (MPT) dayanan bu yaklaşım, farklı varlık sınıflarına (hisse, tahvil, emtia) yatırım yaparak riskin dağıtılacağını vaat eder. Teoride, hisseler düşerken [>> Devamını Oku]
Wall Street'in tozlu arşivlerinde, 1929 Büyük Buhranı'ndan 1987 Kara Pazartesi'ye kadar yatırımcıların en büyük kabusu hep aynı olmuştur: "Zamanlama Hatası". Milyarlarca doların buharlaştığı bu krizlerde, yatırımcıların çoğu trendin bittiğini çok geç fark etmiş veya yeni bir yükseliş dalgasının başladığına inanmak için hareketli ortalamaların hantal onayını beklerken fırsatı kaçırmıştır. Geleneksel finansal araçlar fiyata o kadar odaklanmıştı [>> Devamını Oku]
1987 Kara Pazartesi ve Fiyatın Doğuşu Wall Street tarihinin en karanlık günlerinden biri olan 19 Ekim 1987 Pazartesi sabahını hayal edin. Yatırımcılar hafta sonu boyunca haber kanallarından yayılan panik dalgasıyla uyanmışlardı. New York Borsası'nın (NYSE) işlem çanının çaldığı o ilk saniye, sadece bir piyasa açılışı değil, finansal bir kıyametin resmi ilanıydı. Cuma günü makul seviyelerden [>> Devamını Oku]
Borsa İstanbul'da veya küresel piyasalarda yatırım yaparken duyacağınız en tehlikeli, en sinsi yalan şudur: "Bu şirket çok kaliteli, asla batmaz, fiyatına bakmadan al ve unut." Bu cümle, kulağa o kadar güvenli ve konforlu gelir ki, sorgulamayı bırakırsınız. Sonuçta kimse kötü yönetilen, zarar eden, geleceği olmayan bir şirkete ortak olmak istemez. Hepimiz sektörünün lideri, kârlı ve [>> Devamını Oku]








