Ekrana baktığınızda dolar kurunun 46,11 TL sınırında dolaştığını görüyorsunuz. Sokaktaki herhangi birine bu rakamı sorduğunuzda alacağınız cevap bellidir: "Paramız pul oldu." Ancak yönünüzü değiştirip İstanbul Sanayi Odası veya ihracatçı birliklerinin koridorlarına girerseniz, tamamen zıt ve histerik bir feryat duyarsınız. Patronlar kurun çok düşük kaldığını, rekabet edemediklerini ve acilen devalüasyon yapılması gerektiğini haykırıyor. Aynı 46 liralık [>> Devamını Oku]
Bir hastanenin yoğun bakım ünitesindesiniz. Yatakta yatan hastanın beyin ölümü günler önce gerçekleşmiş. Vücudu kendi başına tek bir nefes bile alamıyor. Ancak başhekim fişin çekilmesine kesinlikle izin vermiyor. Hastaya sürekli yeni serumlar takılıyor, makinelerin ayarı sonuna kadar açılıyor. Dışarıdan bakan biri hastanın hâlâ hayatta olduğunu, hatta monitördeki grafiklerin hareket ettiğini sanabilir. Peki hastane bunu hastayı [>> Devamını Oku]
Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye ekonomisinde herkesin alkışladığı ama kimsenin faturasını hesaplamadığı devasa bir illüzyon yaşanıyor. Merkez Bankası politika faizini yüzde 50 seviyesinde sabit tutuyor. Ekonomi yönetimi, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarındaki 3.4 trilyon liralık tarihi zirvenin 1.5 trilyon liranın altına inmesini bir zafer olarak pazarlıyor. Dolar kuru patlamadı, rezervler artıya geçti ve risk primi düştü. [>> Devamını Oku]
Bölüm 1 — GİRİŞ: PARADOKS VE TEZ 2024 yılında S&P 500 şirketlerinin toplam hisse geri alım tutarı tarihte ilk kez 1 trilyon doları aştı. Amerikan devleri sadece kendi hisselerini satın almak için piyasaya bir trilyon dolar pompaladı. Eş zamanlı olarak gerçekleşen başka bir rekor daha var: Aynı şirketlerin toplam Ar-Ge büyüme hızı son 5 yılın [>> Devamını Oku]
Şu an muhtemelen elinizde telefon, sarı sitedeki evinizin ilanına bakıyorsunuz. Fiyatı tam 10 milyon lira. Geçen hafta bir alıcı aradı, piyasadaki nakit darlığını bahane edip 9.5 milyon lira teklif etti. "Ben tok satıcıyım, 500 bin lira için malımı öldürmem" dediniz. Telefonu kapattınız. Gururlusunuz. Haklı olduğunuzu düşünüyorsunuz. Ama her sabah uyandığınızda, görünmez bir elin banka hesabınızdan [>> Devamını Oku]
Kripto para borsalarındaki hacim tablolarına veya Wall Street'in en çok işlem gören hisseler listesine baktığınızda genellikle kimi görürsünüz? On yıllardır istikrarlı nakit akışı üreten, dünyanın en sağlam ve kâr eden şirketlerini mi? Yoksa üzerinde köpek resmi olan şaka coinlerini, iflasın eşiğindeki sinema zincirlerini veya hikayesi büyük ama bilançosu boş teknoloji firmalarını mı? Eğer finansal piyasaların [>> Devamını Oku]
1960 yılının sıradan bir gününde, Belçikalı-Amerikalı ekonomist Robert Triffin, Amerikan Kongresi'nin karşısına geçti ve orada bulunan elitlere felsefi bir kâbusu andıran şu gerçeği fısıldadı: "Şu an dünyanın en güçlü parasına sahipsiniz. Ancak bir seçim yapmak zorundasınız: Ya küresel sistemi çökerteceksiniz ya da kendi ülkenizi." O gün salonda bulunan pek çok kişi bu sözleri aşırı karamsar [>> Devamını Oku]
Her yerde "finansal özgürlük için iradenize sahip çıkın, gereksiz harcamaları kesin" diye aynı kişisel gelişim tavsiyeleri veriliyor ama kimse para biriktirememenin altındaki o acımasız biyolojik gerçeklikten bahsetmiyor. İnsanlar doğal olarak, ay sonunu zor getiren veya yatırım yapamayanları "disiplinsiz" sanıp suçluyor veya dalga geçiyor. Kendinizi suçluluk duygusuyla yiyip bitiriyorsunuz. Oysa ki durum bambaşka. Sorun zekanızda, iradenizde [>> Devamını Oku]
Yıl 1943. İkinci Dünya Savaşı'nın en karanlık günlerinde, Amerikan donanması çözülmesi hayati önem taşıyan bir problemle karşı karşıyaydı: Bombardıman uçakları Avrupa semalarından delik deşik halde dönüyor ve birçoğu üsse ulaşamadan düşüyordu. Askeri mühendisler, sağ salim dönmeyi başaran uçakları hangarlara çekip detaylı bir haritalama yaptılar. Kurşun delikleri en çok gövde ve kanat uçlarında yoğunlaşmıştı. Komutanların kararı [>> Devamını Oku]
Yatırım dünyasında, üzerinde en çok uzlaşılan ama en sık ihlal edilen bir yalan vardır: "Duygularınızı kontrol edebilirsiniz." Çoğu finansal tavsiye, iradenin sınırsız bir kaynak olduğu varsayımı üzerine kuruludur. Size korkmamanız, panik yapmamanız ve planınıza sadık kalmanız söylenir. Ancak bu tavsiyeler, insan doğasının biyolojik gerçekliğiyle temelden çelişir. Sabah 7’ye alarm kuran kararlı kişi ile sabah 7’de [>> Devamını Oku]









